23 Aralık 2007 Pazar

TÜRK ORL CEMİYETİNİN KURULUŞU


Meşrutiyetin kurulduğu 1908 yılında Gülhane Hastanesi tümüyle Haydarpaşa’daki Tıp Fakültesine nakledilerek o dönemde Türk tababetinde yeniliğe doğru önemli bir atılım yapıldı.

Boşalan Gülhane Kliniklerinin KBB Servis Şefliğine 1911 yılında,

Bordeaux’da öğrenim gören Dr. Bahri İsmet getirilmişti. 1912 yılında ise Dr. Sani Yaver Haydarpaşa Askeri Hastanesi KBB Servisini kurmuş bulunuyordu.

Ancak, Balkan Savaşı ve I.ci Dünya Savaşları nedeniyle ilmi mesai cephelere intikal etmiş, eğitim ise ciddiyet ve düzenini kaybetmişti. Mütarekenin acı günlerinde, Bahri İsmet’in Gülhane’den ve Askerlikten ayrılması ile Gülhane’nin Şefliği de Sani Yaver’in üzerine kalmıştı.

Sani Yaver 1922 yılında Paris’de toplanan X.cu İnternasyonal KBB Kongresine katılmıştı. Bu Kongre sonunda alınan en önemli karar şu idi : Önceki Kongreler yalnızca Kulak Hastalıkları konusundaydı, halbuki bundan sonraki Kongreler Burun, Boğaz hastalıkları ile birlikte yapılmalıydı. Bu konu Kongreden sonra da çok uzun süre tartışılmış ve 6 yılın sonunda I. KBB Kongresi’nin 1928 yılında Kopenhag’da yapılmasına karar verilmişti.Bu Kongreye Türk delegesi olarak Dr. Sani Yaver katılmış ve Dr. Bahri İsmet de kongrede bulunmuştu.

30 Temmuz 1928 de başlayan Kongrede Atatürk’ün yaptığı devrimlerin önemi ve büyüklüğü İskandinav ülkeleri tarafından hayranlıkla takip ediliyordu. Kongre Başkanı Prof. Schmeiglow ve Kongre Genel Sekreteri Dr. Blegvad, bu iki genç KBB Hekimine İnkilapcı Türkiyede bir KBB Cemiyeti var mı sorusunu sordular.

Onlar da hemen hazırcevaplıkla teşekkül etmek üzeredir… dediler. İskandinav Hekimler o halde Cemiyetinizi kurunuz da Kongrelerinizin davetlisi olalım dediler.

Bundan sonrasını Ziya Nuri Paşa, KBB Cemiyetinin 4 Kasım 1930 tarihinde yapılan ilk Toplantısında yaptığı açılış nutkunda aynen şöyle anlatır : Bir kaç seneden beri diğer memleketlerde olduğu gibi, bizde de böyle bir Cemiyetin kurulmasını aramızda görüşür ve daima arzu ederdik. Şimdiye kadar ayrı olarak toplanan Milletlerarası Kulak Kongrelerinin Burun, Boğaz Kongreleri ile birleştirilerek 1928 de Kopenhag’da akt olunan I.ci Kulak,Burun,Boğaz Kongresine iştirak eden arkadaşlarımızdan Sani Yaver ve Haydar İbrahim Beyler Kongreden döndükleri zaman, böyle bir Cemiyetin tesisinde teehhürün caiz olmayacağını, çünkü bu Tıp şubesinde beynelmilel hareket-i ilmiyeye iştirak için teşkil edilen muhtelif ilmi komisyonlarla muhabere tesisi ve aza olarak iştirak lüzumunun mübrem bir hal olduğu cihetle, derhal faaliyete geçilmesini teklif etmişlerdir. Bilahere yapılan müzakerelerde diğer arkadaşlarımız da tereddüt göstermediklerinden 1930 senesinin Mayıs ayının 8. günü, Beyoğlu, Galatasaray Tütün çıkmazında Dr. Haydar İbrahim Bey’in muayenehanesinde yapılan toplantıda mazeretleri hasebiyle gelemeyen Bahri İsmet ve Ekrem Behçet Beylerden maadaları, İhya Salih, Sani Yaver, Haydar İbrahim, Ahmet Ata, Ziya Nuri meslektaşların huzuru ile Cemiyetin ilk tohumu atıldı.

Ziya Nuri Paşa, konuşmasını şu sözlerle bitirir :

“Vatandaşlık, mektep arkadaşlığı ve meslektaşlık hisleriyle mütehassiz vatanımıza ve birbirimize bilgi ile merbutuz. Hissiyatta bazen tezadlar olabilir. Fakat bu saydığım hasletler bizi daima doğru düşünceden ve memleketimizde de ilmi çalışan ve çalışacak unsurlar olduğunu göstermekten geri koymayacaktır. Hedefimiz bir’dir : El ele verip uğraşacağız ve işimize devam edeceğiz.

Bu düşünceler ile Cemiyetimize parlak muvaffakiyetler, bol ve nafi çalışmalar temenni ederim”.

Cemiyetin sistematik çalışmaları bu büyüklerimizi Avrupa ülkeleri

Uzmanlık Dernekleri ile temasa geçmeye zorlar. 1932 de Madrid’de toplanan Uluslar arası II. KBB Kongresine 6 Uzman iştirak eder. 1936 daki III. Uluslar arası Berlin KBB Kongresine ise Dr. Haydar İbrahim, Dr. Ekrem Behçet ve Dr. Vahdettin Bekir Beylerle birlikte Dr. Sani Yaver de katılır. 1938 de Atina’daki İnterbalkanik Kulak Kongresinde ülkemiz müspet neticelerle temsil edilir. Ancak, 1939 da II. Dünya Savaşının çıkması ile maalesef, İlim adamlarının dostluk yolu ile bir diğerine sevgi ve insanlık duygularını aşılama gayesini güden bu hayırlı teşebbüsün yarıda kalmasına yol açar. Harp sonrasında Londra’da toplanan IV. KBB Kongresine ise ülkenin savaş nedeniyle içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle yalnızca Ekrem Behçet Bey’in katılması sağlanabilir. (1)

KAYNAKLAR

1.Yaver, Sani.: Türk Oto-Rino-Laringoloji Cemiyetinin Tarihçesi.

Türk ORL Arşivi 1(1). 40-47, 1963

2. ………….: Türk Oto Rino Larringololoji Cemiyetinde Reis Ziya Nuri Paşa’nın Açış Sözleri. Tıp Dünyası IV (No.1) 1239-1278, 1931



2 Aralık 2007 Pazar

Dr. PHOTİS PHOTİADES'İN SAMSUN'U ZİYARETİ









Dr. Photis Photiades, 1849 yılında İstanbul’da doğdu. Tıp tahsilini Berlin, Tübingen ve Strasbourg’da yaptı. Viyana’da Politzer’in yanında KBB ihtisası yaptı. Meslekî konularda ilerlemek ve Almanca’yı daha iyi öğrenmek için Alman Doktorlarla birlikte çalıştı. 1876’da Strasbourg’da “ über Verengerung des Kehlkopflumens durch membranoide Narben und durch directe Verwachsung seiner Wande” konulu tezi ile Profesör unvanını aldı. 1876-77 Rus-Türk savaşı sırasında İstanbul’a yerleşti. Burada Kızılay Baş Cerrahı ve Beylerbeyi Saltanat Hastanesi Baş Cerrahı olarak tayin edildi. 1897’de Fransız Hükümeti onu İstanbul’daki Fransız Hastanesine “Gırtlak Cerrahı” olarak atadı. Osmanlı Sarayında Saray Doktorluğu yaptı. Sultan Hamit tarafından “Bey” rütbesi ile taltif edildi. Ayni zamanda Prens Vahdettin ve Sultan Abdülmecit’in de Hekimliğini yaptı. 1882’de Osmanlı İmparatorluğu Tabipler Birliği üyesi oldu. Bu arada 1896 yılında Alman Dergisi “Intern. Zeitschrift für Laryng. und Rhinol.” Mecmuasında “Deux cas d’ictus Laryngé” isimli bir makale yayınladı. Yunan halk dili “thimokrati” üzerine yapmış olduğu çalışmalarla temayüz etti. 1902’de vatandaşlarını dil üzerinde bilinçlendirmek için, “Atherfato i Anastasi” isimli bir Dernek kurdu. “Numas” isimli dergide birçok yayını çıktı. “Dil Konusu, Eğitimimiz ve Yeniden Doğuşumuz” isimli bir kitap yayınladı. Yunan halk dilini, her seviyede öğretilmesi gereken bir dil olarak görmemekle beraber, bu dilin kullanılmamasının büyük bir yanlışlık olacağına inanıyordu.

Dr. Photiades, 1909 yılında yaklaşık iki ay süreyle Samsun’a geldi. Samsunda yayınlana Aks-i sadâ Gazetesinin 19 Temmuz 1909 tarihli sayısında bu konuda çıkmış ilânı okuyoruz :



FEVKALÂDE BİR FIRSAT

Paris Mektebi Tıbbıye’nin (Kanozovan) nam göz hastalıklarına ait büyük seririyatın tabip dahili sabıkı ve meşhur Göz Tabibi, Muallim “Kalizofiski“ nin tedavihanesinin ve keza Paris’te kain Kulak Burun Boğaz Seririyatının müdür Dahiliyesi meşhur Doktor Potiyadis, Rusya memleketinde seyahat ve icra-i sanat eylemek üzere Temmuz’un on beşine doğru Paris’ten hareket edecek ve bu münasebetle Samsun’a uğrayarak bir buçuk yahut iki ay kadar burada kalacaktır.

Tabip mumialiye hastaları Reji Nezareti karbinde kain sabıkan “Konstantinidis” ve elyevm Doktor İstavraki “Simyonidis” in cedid yazıhanesinde kabul edecektir.

Binaen aliye Göz ve Kulaklarından muzdarip olanların iş bu fırsat fevkalâdeden istifadeye mübaşeret eylemeleri zımnında ilân keyfiyete ibtidar kılındı.

TERCÜMESİ


Paris Mektebi Tıbbıye’nin (Kanozovan) adlı Göz Hastalıklarına ait büyük Kliniğinin eski Tabibi ve meşhur Göz Tabibi, “ Kalizofiski “ Hocanın Tedavihanesinin ve keza Paris’te bulunan Kulak Burun Boğaz Kliniğinin müdür Dahiliyesi meşhur Doktor Potiyadis, Rusya memleketinde seyahat ve icra-i sanat eylemek üzere Temmuz’un on beşine doğru Paris’ten hareket edecek ve bu münasebetle Samsun’a uğrayarak bir buçuk yahut iki ay kadar burada kalacaktır.

Tabip Potiyadis, hastalarını Reji Nezareti yakınında bulunan eski “ Konstantinidis” ve halen Doktor İstavraki “Simyonidis” in yeni muayenehanesinde kabul edecektir.

Bu nedenle, Göz ve Kulaklarından muzdarip olanların bu fevkalâde fırsattan istifade etmeleri için ilânen duyurulur.

İlân : Aks-i Sadâ Gazetesi, Samsun 19 Temmuz 1327 (1909), Sayı: 389



ERZURUM'DA TIP FAKÜLTESİ KURAN BİR KBB HEKİMİ: Dr. TALİ URAL




Dr. Tali Ural, 1927 yılında Sivas-Divriği’de doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Divriği’de, Lise öğrenimini ise Kabataş’da bitirdi. 1946-1953 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi’nde okudu. Bir yıl süreyle New York Albany Medical Center’da İnternship’lik yaptı. Ayni Merkezde 1954-57 yılları arasında 3 yıl Otolaryngology Resident’i olarak çalıştı. Sonrasında bir yıl Detroit Henry Ford Hospital’de KBB Uzmanı olarak çalıştı.
1958-59 döneminde Michigan ‘da Fellow olarak çalıştı. 1959 de The American Board of Otolaryngology sınavını verdi. 1960 da American Academy of Ophtalmology and Otolaryngology Derneğinin üyesi oldu.
1960 yılında ülkesine döndü ve KBB Uzmanlığı sınavını verdi. 1960-62 yılları arasında Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesi’nde KBB Uzmanı olarak Askerlik görevini yaptı. 1962 de ECFMG sınavını verdi. 1963-65 yıllarında Erzurum Numune Hastanesinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1963-65 yıllarında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin Planlama Uzmanı olarak görevlendirildi.1965-67 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi KBB Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1967’de Doçent, 1971’de Profesör oldu. Kurucusu olduğu Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin iki dönem Dekanlığını da yaptıktan sonra 1994 yılında emekli oldu ve 21 Ocak 2006 tarihinde aramızdan ayrıldı.


17 Ekim 1958 yılında şimdiki Kız Ortaokulu binasının yerinde Ziraat ve Fen-Edebiyat Fakültesini içine alarak kurulmuş olan Atatürk Üniversitesi, bünyesine topladığı idealist ve yapıcı insanların gayretleri ile kısa zamanda gelişme yoluna girmişti.

6 Haziran 1962 günü, Atatürk Üniversitesi Yönetim Kurulu Rektör Prof. Dr. Eyüp Hızalan’ın başkanlığında toplanmış ve almış oldukları tarihi kararla, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurulması için ilk adımı atmışlardır.

4936 sayılı Üniversiteler Kanunu’nun 2. maddesine göre, bir Üniversitede bir Fakültenin açılması için Üniversite Senatosu’nun kararı ve Milli Eğitim Bakanı’nın bu kararı onaylaması gerekmektedir.

12.7.1962 günü Tıp Fakültesi’nin açılması, zamanın Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Şevket Raşit Hatiboğlu tarafından tasdik edilmiştir. Bu kararla, hukuken açılma formaliteleri tamamlanmış olan Tıp Fakültesi’nin faaliyete geçebilmesi için öğretim tesislerine ve öğretim elemanlarına ihtiyaç görülmüştür.

Devlet Planlama Teşkilatı, Fakültenin plana konulması ve bunlara tahsisat verilebilmesi için, Fakültenin ihtiyaç planını ve maliyet hesabını istemiştir. Fakültemiz binalarında hangi odaların olacağı ve bunların neler olduğunu, teker teker tespit etmek ve takribi maliyet miktarını hesap etmek için Rektör Eyüp Hızalan, Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu ve Dr. Tali Ural’ı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Uzman müşavirleri olarak resmen tayin etmiştir. Bu göreve atanan bizler, dünyanın önemli Tıp Merkezlerinden dökümanlar getirttik. Bunlar içerisinden bilhassa ABD Halk Sağlığı Dairesi’nin hazırladığı “Bir Tıp Fakültesinin İhtiyacı olan Tesisler” adlı eserden geniş ölçüde faydalandık. Bu kitap, 7 Hastane Mimarı, / Fakülte Dekanı ve 7 Halk Sağlığı Uzmanı’nın çalışması ile meydana getirilmiş bir eserdi.

1962 yılında ihtiyaç planlarının hazırlanması ile başlayan çalışmalar, 1963 yılında tamamlandı ve Devlet Planlama Teşkilatına teslim edildi. “Tıp Fakültesi Tesisleri İhtiyaç Planı” hallolduktan sonra, Fakültemizin “Eğitim Elemanları” işi ele alındı.

Uzman Müşavir olarak müstakbel Fakültemizin eğitiminde, Hacettepe Tıp Merkezinde Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın liderliğinde toplanmış olan arkadaşların yer almalarının memleketimiz için faydalı olacağını Rektör Prof. Dr. Eyüp Hızalan’a izah ettik.

Hacettepe, henüz bir Tıp Fakültesi değildi. Fakat temsil ettiği yeni hekimlik anlayışı, memleket gerçeklerine uygundu. İleri görüşlü ve yenilik taraftarı, çalıştığı insanlara tam inanan Rektör Prof. Dr. Eyüp Hızalan bu fikri benimsedi ve bizlerin Ankara’ya ve İstanbul’a gitmemizi, Hacettepe veya diğer Tıp Fakülteleri ile temasa geçerek, onlardan eğitim elemanları bulmamızı istedi.

3 Nisan 1963 gecesi saat 22.00 de Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu ile Ankara’ya indik. Otelden Prof. İhsan Doğramacı’nın evine telefon ederek, Hoca’nın Hacettepe Hastanesinde olduğunu öğrendik. Bunun üzerine Hacettepe’ye telefon açtık. Kendisine, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden geldiğimizi ve Üniversitede Tıp Fakültesi kurulma kararı alındığı ve bu hususta kendisi ile konuşmak istediğimizi ve ertesi gün için bir randevu rica ettiğimizi bildirdik. Telefonda, “bizde bütün işler süratli ve hemen olur. Derhal Hacettepe’ye gelin konuşalım dedi. Gecenin saat 23.00 ünde Hacettepe’ye gittik ve İhsan Doğramacı Hoca’nın odasına çıktık. Odasının kapısında Prof. yerine sadece Dr. İhsan Doğramacı olan tabelayı görünce, daha ilk anda yeni bir zihniyetin öncüsü ile karşılaşacağımızı anladık. Hakikaten, odaya girince klasik bir Prof. tipinden tamamen ayrılmış, şahsiyet ve enerji dolu, mütevazi fakat kudretli, güvenilir bir insan karşısında olduğumuzu ellerimizi sıkarken fark ettik. Odada Hoca’nın yakın arkadaşları gecenin bu geç saatinde hararetli ve mühim bir mevzu üzerinde tartışıyorlardı. Onlar da Hacettepe’nin Tıp Fakültesi olması için hazırlık çalışmalarını yapıyorlarmış.

Ortadaki masanın üzerinde pasta ve herkesin önünde kahve fincanları vardı. O gün, İhsan Doğramacı’nın doğum günü imiş. İşte böyle bir günde ve bu hava içerisinde ziyaretimizin sebebini özetledik. Bu büyük insan, sözümüz bittiği anda ayağa kalktı ve hiç tereddüt etmeden “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini kuracağız” dedi. Böylece İhsan Doğramacı’nın doğum gününde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin fiilen kuruluşu da doğmuş oldu. Bu anda son derece heyecanlı idik.O anda beş Doçent’e sahip küçük bir kadro ile, iki Tıp Fakültesini kurmak cesaret ve gücünü kendinde gören böyle bir Liderin, insana telkin ettiği ümit ve cesaretin mana ve büyüklüğünü bu tarihi anın hikayesini okuyanlar takdir buyurfurlar.

Gece yarısı geçmiş, saat sabahın ikisi olmuştu. Bu saatlere kadar Hacettepe ile Atatürk Üniversitesi’nin yapacağı iş birliği konuşuldu. Sabahın saat ikisinde Doğramacı Hoca, “şimdi evlerimize gidelim, saat 07.00 de aynı yerde buluşuruz” dedi. Biz Otelimize döndüğümüz zaman arkadaşım Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu’na “Hoca bizi tecrübe etti. Nasıl olur da sabah 7.00 de gelebilir” dedim. Fakat çok heyecanlanmıştım. Elbisemi çıkarmadım ve koltuğa oturdum. Dr. Muzaffer Bey de biraz uzandı. Sabah saat 7.00 de Hacettepe’ye geldiğimizde kapının önünde, Hoca’nın otomobilinin park etmiş olduğunu gördük. Öğrendik ki Hoca bizden bir saat önce gelmiş. Odasında tekrar toplandık. Doç. Dr. Ali Ertuğrul ile de tanıştık. Erzurum’da bir Tıp Fakültesi açılmasını sevinçle karşıladı ve bizlere son derece yakınlık gösterdi.

4 Nisan 1963 sabahı erken saatlerinde İhsan Doğramacı, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin kuruluş çalışmalarına başlamış, birbiri arkasına yapılacak işleri sıralamıştı. Her birimiz bir görevle vazifelendirildik. 20 dakika zarfında Hacettepe Matbaası, “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hazırlık Çalışmaları Komisyonu Başkanlığı” adı altında başlıklı kağıtları hazırlamıştı. Dr. Muvaffak Akman, Atatürk Üniversitei Tıp Fakültesinin basında tanıtılması için makaleler tanzimine, Doç. Dr. Doğan Karan ve bizler de Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Sağlık Bakanlığı ve Devlet Planlama Dairesi ile temaslar için vazifelendirilmiştik.

Doğramacı Hoca, kati emirler veriyor ve bunların derhal yerine getirilmesini istiyordu. Geçen her dakika bize durmadan güç kazandırıyordu. 4 Nisan 1963 günü Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne İhsan Doğramacı tarafından şu mektup gönderilmişti :

Sayın Rektörüm,

Atatürk Üniversitesine bağlı kurulacak bir Tıp Fakültesinin hazırlık çalışmalarını yapmak üzere meslektaşlarım Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu ile Dr.Tali Ural’dan kurulu Komisyon, Hacettepe Tıp Merkezini ve burada görevli Öğretim Üyelerini ziyaret nezaketinde bulundular. Müessesemize karşı göstermiş olduğunuz itimat ve teveccühe teşekkürlerimizi bildiririz. Bu çalışmalarımızın başarıya ulaşması için, bütün gücümüzle işbirliğine amade olduğumuzu bildirmekten zevk duymaktayız. Doçentlerimiz beş yıl içinde dört sömestre, Profesörlerimiz ise en az iki sömestre Ankara dışında çalışmak zorundadır. Bu süreyi tercihen, Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesinde geçirmeyi Tıp Merkezi arkadaşlarım istemektedirler. Arzularını size iletmekten bahtiyarlık duyarım. Üniversitenizce uygun görüldüğü takdirde, Tıp dalları ile ilgili Asistanlarınızın müessesemizde yetişmeleri için müşterek bir program hazırlamamız mümkün ve faydalı olabilir. İki kişilik hazırlık çalışmaları Komisyonu üyelerinize yardımcı olmak üzere Hacettepe Tıp Merkezi Radyoloji Doçenti olan Dr. Abdullah Kenanoğlu’nu seçtik. Bu suretle ileride de iki müessesenin çalışmalarında bir irtibat sağlanmış olacaktır. Öğrendiğime göre hazırlık çalışmaları Komisyon üyeleriniz verdiğiniz yetkileri kullanarak temaslara devam etmektedirler. Bazı yayınlarda da bulunacaklardır. Bu teşebbüslerinden bizim de yurt hizmeti yolunda büyük ölçüde faydalanacağımız şüphesizdir.

17 Temmuz 1963 günü Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin kuruluş ve gelişmesinde, Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp ve sağlık Bilimleri Fakültesi ile iş birliği Projesi ve Protokolü imzalandı. Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile Prof. Dr. Eyüp Hızalan’ın imzaladığı Protokolü Milli Eğitim Bakanı Dr. İbrahim Öktem tasdik etti. Bu Protokol’de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin kuruluş ve gelişmesine yardımcı olacak 7 kişiden ibaret bir Danışma Kurulu oluşturuldu. Bu Kurulun üyeleri şunlardı : Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Prof. Dr. Doğan Karan, Prof. Dr. Sabahattin Payzın, Doç. Dr. Nusret Fişek, Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu, Dr. Tali Ural, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Genel Müdürü.

Bu arada Hacettepe, Tıp Fakültesi olmuş ve güçlenmiştir. Atatürk Üniversitesinin elemanlarını süratle yetiştirmek için Atatürk Üniversitesi kadrolarından 33 kişilik bir Asistan kadrosu Hacettepe Tıp Fakültesi emrine verilmiş ve müstakbel Tıp fakültemiz için 33 Mütehassıs ve Asistan alınmıştı.

25 Mart 1964 günü, 7 kişilik Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Danışma Kurulu Toplantısında Tıp Fakültesi ilk Dekanlığına Prof. Dr. Muharrem Köksal seçilir. Bu arada Prof. Muharrem Köksal, 1964 yılında Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne iki ay süreyle vekalet eder ve Temel Bilimler binalarının projelerinin Bayındırlık Bakanlığınca onaylanmasını sağlar. Zamanın Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Nusret Fişek de, Erzurum Numune Hastanesinin 10 yıl müddetle Fakülteye verilmesini temin etmiştir. Hacettepe Tıp Fakültesi, yalnız Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini kurmakla kalmamış aynı zamanda kendi Hocalarından Prof. Osman Okyar’ı Rektör olarak, Atatürk Üniversitesine göndermiştir.

1965 yılının Şubat ayında Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Profesörler Kurulu, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı’nı seçmek üzere toplanmıştır. Bu toplantıda Prof. Dr. Ali Ertuğrul’un ayağa kalkarak “Amerika Üniversitelerinden yeni bir teklif aldığını ve Amerika’ya gitmek için hazır olduğunu, fakat Erzurum’da vazife görmeyi bir şeref addettiğini ve bu işe gönüllü olduğunu” söylemesi üzerine Kurul bu görevi oy birliği ile kendisine vermiştir.

12 Şubat 1965 günü Ankara Ekspresine bağlanan özel bir vagon, 33 kişilik Doktorlar grubunu Erzurum’a getirdi. Gelenler istasyonda davul ve zurnalarla karşılandı. Vali, Kumandanlar ve Üniversite mensupları ve Erzurum halkı, içleri memlekete hizmet aşkı ile dolu bu güzide Tıp mensuplarını bağırlarına basarak karşıladı. 3 aydan beri Hekim kadrosu çok azalmış olan Numune Hastanesi, gelenlerle canlandı. Doğu Anadolu’da binlerce hasta bu yeni Tıp Merkezine akmaya başladı. Ameliyathaneler, Poliklinikler doldu, taştı. Hastanedeki Tıbbi malzeme ve stoklar 10 gün içinde eridi.

Prof. Dr. Ali Ertuğrul’un cesaret dolu tükenmez enerjisi, Fakültemize büyük güç kazandırmıştır. Yurt dışında çoğu kendi imkanlarıyla uzun yıllar ihtisas görmüş 25 Doktor kadroya alınmış, ayrıca Ankara, İzmir ve İstanbul Üniversitelerinden kendi sahalarında birer kıymet olan Doçent, Mütehassıs ve birçok değerli Asistan Doktor da Fakültemize alınarak üye ve yardımcı yekunumuz 170’e yükselmiştir. 450 yataklı Numune Hastanesi 11 milyon Liralık bir ek Proje ile büyütülme yoluna gidilmiş, 300 yataklı bir Doğumevi ile 200 yataklı Hemşire ve Doktor Lojmanı’nın temeli atılmıştır. Ayrıca, 650 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin planları bitirilmiş, Hastane yapımı için gerekli kaynaklar temin edilerek 19.9.1968 günü Sayın Başbakanımız Süleyman Demirel tarafından temeli atılmıştır.

Yine Prof. Dr. Ali Ertuğrul’un gayretleri ile Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi, Temel Bilimler ve Klinik Bilimler binalarında kullanılacak 2 milyon dolar tutarındaki Tıbbi malzeme AID Fonundan temin edilmiştir.

Atatürk Üniversitesi’nin kuruluş günlerine ait bazı safhaları özetledim ve bazı belgeleri açıkladım. Noksanların hoş görüleceğini umarım.





1 Aralık 2007 Cumartesi

TÜRK KBB TARİHİ














Türk KBB'ının şanlı geçmişinden dağarcığıma yükleyebildiğim bazı belgeleri izlemek için bu bölümde birlikte olacağız.

Dr. Yücel Tanyeri
tanyeri@gmail.com